KELİME ANLAMI : Ölçü, miktar, plân, program, takdir, biçim ve şekil
verme ve ölçüde tutma gibi anlamlara gelir.
İSLAM DİNİ AÇISINDAN : Cenâb-ı Hakkın, kâinatı ve içindekileri, zamanı, kıyameti, âhiret âlemlerini, yâni bütün mükevvenatı yaratmadan önce bir ölçü ve programa göre takdir etmesidir ve ‘' LEVH_İ MAHFUZ '' denen İlâhî deftere, KAYDETMESİDİR.
Hiç şüphesiz, biz herşeyi kader ile yarattık. Bizim emrimiz, bir göz kırpma gibi yalnızca 'bir keredir.' (Kamer Suresi, 49-50)
Kader, Allah'ın geçmiş ve gelecek tüm olayları "tek bir an" olarak bilmesidir.
İnsanların önemli bir bölümü, Allah'ın henüz yaşanmamış olayları önceden nasıl bildiğini sorarlar ve kaderin gerçekliğini anlayamazlar.
Oysa "yaşanmamış olaylar" bizim için yaşanmamış olaylardır. Allah ise
zamana ve mekana bağımlı değildir, zaten bunları yaratan Kendisi'dir. Allah katında zaman diye bir kavram yoktur. Bu nedenle Allah için geçmiş, gelecek ve şu an hepsi birdir ve hepsi olup bitmiştir.
.
ALLAH'IN BELİRLEDİĞİ KADERİ İNSANLARIN DEĞİŞTİRMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR.
Toplumlarda yaygın olan çarpık bir kader anlayışı vardır.
. Örneğin ölümden dönen bir hasta için "kaderini yendi" gibi cahilce ifadeler kullanılır. Oysa KİMSE KADERİNİ DEĞİŞTİREMEZ.
. Ölümden dönen kişi, kaderinde ölümden dönmesi yazılı olduğu için
ölmemiştir. "Kaderimi yendim" diyerek kendilerini aldatanların bu cümleyi söylemeleri ve o psikolojiye girmeleri de yine kaderlerindedir.
KADER ALLAH'IN İLMİ VE BİLGİSİDİR.
Tüm zamanı aynı anda bilen ve tüm zamana ve mekana hakim olan Allah için, herşey kaderde yazılmış ve bitmiştir. Allah için zamanın tek olduğunu Kuran'da kullanılan üsluptan da anlarız. Bizim için ölümümüzden sonra yaşanacak bazı olaylar, Kuran'da çoktan olup bitmiş olaylar olarak anlatılır. Allah bizim bağlı olduğumuz izafi zaman boyutuna bağlı değildir. Allah tüm olayları zamansızlıkta dilemiş, insanlar bunları yapmış, tüm bu olaylar yaşanmış ve sonuçlanmıştır.
verme ve ölçüde tutma gibi anlamlara gelir.
İSLAM DİNİ AÇISINDAN : Cenâb-ı Hakkın, kâinatı ve içindekileri, zamanı, kıyameti, âhiret âlemlerini, yâni bütün mükevvenatı yaratmadan önce bir ölçü ve programa göre takdir etmesidir ve ‘' LEVH_İ MAHFUZ '' denen İlâhî deftere, KAYDETMESİDİR.
Hiç şüphesiz, biz herşeyi kader ile yarattık. Bizim emrimiz, bir göz kırpma gibi yalnızca 'bir keredir.' (Kamer Suresi, 49-50)
Kader, Allah'ın geçmiş ve gelecek tüm olayları "tek bir an" olarak bilmesidir.
İnsanların önemli bir bölümü, Allah'ın henüz yaşanmamış olayları önceden nasıl bildiğini sorarlar ve kaderin gerçekliğini anlayamazlar.
Oysa "yaşanmamış olaylar" bizim için yaşanmamış olaylardır. Allah ise
zamana ve mekana bağımlı değildir, zaten bunları yaratan Kendisi'dir. Allah katında zaman diye bir kavram yoktur. Bu nedenle Allah için geçmiş, gelecek ve şu an hepsi birdir ve hepsi olup bitmiştir.
.
ALLAH'IN BELİRLEDİĞİ KADERİ İNSANLARIN DEĞİŞTİRMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR.
Toplumlarda yaygın olan çarpık bir kader anlayışı vardır.
. Örneğin ölümden dönen bir hasta için "kaderini yendi" gibi cahilce ifadeler kullanılır. Oysa KİMSE KADERİNİ DEĞİŞTİREMEZ.
. Ölümden dönen kişi, kaderinde ölümden dönmesi yazılı olduğu için
ölmemiştir. "Kaderimi yendim" diyerek kendilerini aldatanların bu cümleyi söylemeleri ve o psikolojiye girmeleri de yine kaderlerindedir.
KADER ALLAH'IN İLMİ VE BİLGİSİDİR.
Tüm zamanı aynı anda bilen ve tüm zamana ve mekana hakim olan Allah için, herşey kaderde yazılmış ve bitmiştir. Allah için zamanın tek olduğunu Kuran'da kullanılan üsluptan da anlarız. Bizim için ölümümüzden sonra yaşanacak bazı olaylar, Kuran'da çoktan olup bitmiş olaylar olarak anlatılır. Allah bizim bağlı olduğumuz izafi zaman boyutuna bağlı değildir. Allah tüm olayları zamansızlıkta dilemiş, insanlar bunları yapmış, tüm bu olaylar yaşanmış ve sonuçlanmıştır.